Fotoğrafçılık Ve Püf Noktaları

Fotoğrafçılık kişinin iyi bir göze ve estetik anlayışına sahip olmasını gerektiren meslek ya da resim ve müzik gibi bir sanat türüdür. Hepimiz belki de hayatımızın bir noktasında fotoğrafçılık güzel şey diye iç geçirmişizdir, ya da belki de gördüğümüz bir fotoğrafçı fotoğrafları çekebilmek için hayaller kurmuşuzdur. Bilmeliyiz ki hayatta hiçbir şey için geç kalınmış değildir. Bugün günümüzde birçok yerde fotoğrafçı programları öğreten, fotoğraf çekmenin detaylarını size itinayla sunan birçok fotoğrafçılık kursu bulabilmeniz mümkün.

 

FOTOĞRAFÇILIKTA EĞİTİMİN ÖNEMİ

 

Eğer profesyonel bir fotoğrafçı olmanın hayalini kuruyorsanız sizin için bu konuda eğitim büyük ölçüde gerekli. Kişi elbette ki kendi bilgisi ve deneyimleri sayesinde bir yerlerde ulaşabilir fakat bu deneyimleri eğitim ile taçlandırmak onun gücüne güç katacaktır. Çünkü biliyoruz ki teknolojiyle aynı noktada ilerleyen Fotoğraf makinelerinin kullanımlarını anlamlandırmak ve en iyi nasıl kullanılabileceklerini çözümlemek bir noktadan sonra hayli karmaşık olabiliyor ve hatta kişinin oldukça fazla zamanını alabiliyor, tam bu noktada birçok yerde fotoğrafçılık kursu hizmeti veren kursiyerler devreye giriyor ve size işinizi ve ya edindiğiniz bu hobiyi daha etkili bir şekilde sunmanıza yardımcı oluyor. Muhtemeldir ki başta da söylenildiği üzere bu konuda edinmeniz gereken en önemli bilgi kullandığını cihazın ayarlarını ve özelliklerini öğrenmektir.

 

FOTOĞRAFÇILIK KURSU NELER ÖĞRETİR?

 

Yapılan işi layığıyla yapmak elbette ki oldukça önemlidir ki yapılan iş profesyonel olarak yapılmıyor olsa bile. Fotoğraf çekiminde de durum aynıdır ve aslında bu konuda küçükte olsa eğitim almak gereklidir, çünkü bilindiği üzere fotoğrafçılık günümüz teknolojisini yakından takip eden, kullanılan araçları dolayısı ile teknolojiyi yakından takip eden bir hobidir. Peki, fotoğrafçılık kursu fotoğrafçılara veya fotoğrafçı olmak isteyen adaylara neler öğretir? Öncelikle elbette ki kullanacağınız makine türü ne olursa olsun size belli başlı kullanma yöntemleri öğretilecek.

 

Kullandığınız makine türüne göre odaklama nasıl yapılır, hangi makine sizin istediğiniz fotoğrafları size verebilir, fotoğraf çekmenin püf noktaları nelerdir? Bu soruların hepsinin cevabını elbette katıldığınız bu fotoğrafçılık kursunda elde edebilirsiniz. Ayrıca katıldığınız fotoğrafçılık kursları size edindiğiniz bilgileri pratiğe dökme imkânı da sağlar. Kurstan elde ettiğiniz bilgiler dahilinde elbette ki çektiğiniz fotoğraflara olan bakış açınız artık daha profesyonel olacaktır.

Fotoğraf Birleştirme

Fotoğraf ve fotoğraf hakkında bilgi

 

Hayatımızda her türlü delilik yapma olasılığımız enerjisi yüksek olan insanlarda çok fazla mevcut günlük telaşları, heyecanları, unutulmaz anları ölümsüzleştirmek istediğimiz an günümüzde oldukça ilgi reytingi yüksek olan fotoğraf üretilmiş ve yaşlıdan genç kesimlere hitap etmeyi başarmıştır. Bu zaman kadar çeşitli fikirlerde üretilip fotoğraf birleştirme yapılmaya başlanmış bu başlık altında fotoğraf birleştirme programı kurulumu olağan hızla yayılmış ve adından söz ettirmeyi başarmıştır. Böylelikle unutulmasını istemediğimiz her anı ölümsüz olmayı başaran daha ileri boyutlara da taşınmıştır. Çağın getirilerine uyan ve toplumca ayak uydurduğumuz bu programlar çoklu fotoğraf birleştirme programı ile taçlanmış bütün olarak da fotoğraf birleştirme programı indir uygulamasıyla engellenemez bir çığır aşmış olmayı başardık.

 

Fotoğraf birleştirme ve geliştirme

 

Fotoğrafları en güzel haliyle çeksek bile yan yana olamadığım sevdiklerimiz de var bunun için de ilerleme kaydeden fotoğraf birleştirme gibi özellikler geliştirilmiş ve fotoğraf birleştirme birçok seçenekler de sunulmayı başarmışlardır. Öyle ki fotoğraf birleştirme programı bile yaygınlaşmış yaygınlaşmak olarak da kalmamış fotoğraf birleştirme programı genişleme de çığır aşmıştı. Bununla birlikte fotoğraf birleştirme sitesi çoğalmış daha ileri boyuta yükselerek fotoğraf birleştirme sitesi yaygınlaşmıştır.

 

İnsanlar da fotoğraf birleştirme sitesi uygulamalarına hücum etmiştir. Hiç öyle imkân vermeden fotoğraf birleştirme siteleri kendilerinden tereddütsüz ilgi görmeyi kaybetmemiştir. Ve fotoğraf birleştirme siteleri yaygınlığın zirvesini yaşamaktadır. Neredeyse ve bütün bir topluma hizmet veren fotoğraf birleştirme siteleri yaygınlaşmayı da başarmıştır. Böylelikle fotoğraf birleştirme siteleri de bir durum kazanmışlardır.

 

İnsanlar fotoğrafları birleştirme sitesi sayesinde hem aynı kareyi bir ara toplamayı başarmışlardır hem de fazlaca seçenekle bunu çoğaltma hedefine ulaşmışlardır. Fotoğrafları birleştirme sitesi aynı zamanda zevkli bir eğlence olarak da görülmekte her tür yaşamsal faaliyetleri unutmamıza da engel olmaktadır. İnsanlar fotoğrafları birleştirme sitesi için kendilerinden geçmektedir

 Çoklu fotoğraf birleştirme programı

 

Tamamen insanların ihtiyaçları doğrultusunda hareket edilen bu siteler çoklu fotoğraf birleştirme programı ayrıcalıkları sayesinde unutulmaz anları kareler halinde toplamamızı sağlamış bununla birlikte o programlarda fotoğrafları düzenleme, renk seçimi, her tür renk seçeneği, inceltme, yakınlaştırma ve uzaklaştırma, istenmeyen kareyi kesip atmakta, yüzde istemediğiniz her hangi bir yara gibi oluşan her hangi bir şeyi de kaybetmeyi sağlayan site istediğimiz şekilde resimlerle oynama imkânını bize sağlamıştır.

 

           Çoklu fotoğraf birleştirme programı aynı zamanda çeşitli birleştirme siteleri de yaygınlaşmakta fakat aralarında elbette farklılıklar oluşmaktadır. Bazıları çoklu fotoğraf birleştirme programı içinde daha fazla seçenekler barındırırken, bazıları semboller de birleştirme özellikleriyle sınıfça değişmektedir.

 

Fotoğraf birleştirme programı indirmek

 

Bu tarz birleştirme programları peki ne kadar kolay ve güvenlidir? Siteler oldukça geniş kapsamlı olup fotoğraf birleştirme programı indir yazıldığında çıkan ilk sonucu indirmemek gerekir. Bazen risk ve kötü sonuçlar elde etmemiz mümkündür. Bunun için fotoğraf birleştirme programı indir demeden önce yapmamız gereken ve de izlememiz gereken yollar oldukça basittir. Fotoğraf birleştirme programı indir yazıp girdiğinizde ne kadar çok yorum yapılmış ve bu yorumların ne kadarı olumlu, ne kadarı olumsuz içerik taşımakta incelemek gerekir. Program aynı zamanda kaç tane yıldız almış, kaç kez indirilmiş olduğu da incelememiz gereken özellikler arasındadır. Bu yollar izlenildiğinde istenilen ve arzu edilen siteye ulaşmak mümkün olacaktır.

Zayıflarken Doğru Bilinen Yanlışlar

Zayıflama konusu hem bayan, hem de erkek için günümüzde çok önemli bir sorun haline gelmiştir. Yazılan ve çizilen bilgilere göre her şeyi uygulamak, aşırıya kaçmak ya da hızlıca kilo vermek için yapılan birçok yanlış mevcuttur. Böyle yapılarak kilo vermekten ziyade ya kilo verilmesi zorlaşır ya da daha fala kilo alınabilir.

 

Zayıflamak İçin Yapılan Hatalar Nelerdir?

 

Su, insan hayatı için vazgeçilemeyecek bir değere sahiptir. Fakat zayıflamak için çok su tüketme düşüncesi yapılan yanlışların başında gelir. Günlük maksimum içilecek olan su 2 ya da 2 buçuk litreyi geçmemelidir. Aksi takdirde böbrekler zarar görebilir ve sağlık problemi ortaya çıkar. En çok yapılan yanlışlardan bir diğeri ise, öğün atlamaktır. Yenilmeyen bir öğün sonrasında kişi daha çok acıkacak ve diğer öğünde daha fazla yemiş olacaktır. Önemli olan az ve sık öğünlerle beslenmektir. Açken spor yapmak yağların yakımına faydalı olsa da kas yığılmasını güçlendireceği ve daha çok açlık duygusu yaratacağı için tok karnına spor yapmak daha mantıklıdır.

 

Sağlıksız Beslenmenin Zayıflama Üzerindeki Etkisi Nedir?

 

           Zayıflarken doğru bilinen yanlışlar arasında en çok yapılan yanlışlardan biri de diyette meyvenin arttırılmasıdır. Meyveler içerisinde bulundurmuş olduğu doğal şekerle tatlı ihtiyacını azaltırken, fazla tüketildiğinde ise vücutta depolanmaktadır. Ayrıca tüketilen besinlerde bir kereden bir şey olmaz düşüncesi de yanlıştır. Diyet yaparken ya da zayıflamaya karar verildiğinde hazır gıdalar, şerbetli tatlılar ve benzeri yüksek kalorili yiyecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Soda içmenin zayıflamaya hiçbir etkisi yoktur. Aksine soda içmek yenilenlerin daha çabuk hazmedilmesi demektir ve bu da erken acıkmaya sebep olur. Diyet ürünleri içerisinde bulundurmuş olduğu lif ve buğdaydan dolayı acıkmayı geciktirir ama çok yenildiği takdirde kilo aldıracağı da göz ardı edilmemelidir. Önemli olan her şeyi az ve kararında yemektir.

Vakıfbank’dan Evlenecek Gençlere Özel İhtiyaç Kredisi

Yüzlerce şubesi olan Vakıfbank müşterilerine yeni kredi kampanyaları sunmaya büyük bir hızla devam ediyor. Vakıfbank, evlenecek gençlere evlilik kredisi adı altında vereceği  ihtiyaç kredisi  ile gündeme oturdu. Oluşturulan kampanyanın 25 yaş ve altı evlenecek gençlere verileceği söyleniyor.

 

Vakıfbank’tan Evlilik Kredisi

 

Evlenme ve nişanlılık süreçlerinin çok masraflı geçtiği için evlenecek çiftleri bir hayli sıkıntıya sokmakta ve mutlu günlerini borç ödemekle geçecekleri için özel anlarının tadını yeterine çıkaramamaktadır. Gençlerin hayatlarında bir kez yaşayacakları bu özel günde yeterince eğlenmeleri ve düğünlerini tadını çıkarmaları için devletten destekli ihtiyaç kredisi veriliyor. Vakıfbank vermiş olduğu evlilik kredisi adı altında  ihtiyaç kredisi; 18 ve 25 yaş arasında evlenecek çiftlere verilecektir. Maddi açıdan güçlük çeken kişilere evlilik kredisi adı altında verilen  ihtiyaç kredisi  uygun faiz oranlarıyla sunuluyor.

 

Devletimiz ülkemizin nüfus sayısını artırmak için doğal evlilikleri desteklemek adına evlilik kredisi sunmaktadır Devlet destekli evlilik kredisini Vakıfbank özel hazırladığı paketler ile evlilik kredisini ihtiyaç sahibi olan evlenecek gençlere sunmaktadır. Ancak evlilik için kullanılan  ihtiyaç kredisi  her başvurana verilmemektedir Bunun için bazı şartlar öngörülmüştür.

 Evlilik Kredisi Şartları Nelerdir?

 

Vakıfbank’ın vermiş olduğu evlilik kredisini alabilmek için 18 ila 25 yaş arasında olması gerekiyor. Üniversite mezunlarına yaş sınırı 26 ‘ya kadar çıkıyor. Evlenecek çiftlerin gerek kadın olsun gerek erkek olsun ikisinin de Türk Ceza Kanunu’nda bulunana ağır suçlarda Adli Sicil Raporunda yer almamalıdır.

 

Çiftlerin evlenmek için nakite olan ihtiyaçlarını kurulan komisyona ispat etmelidirler.

Evlenecek olan çiftin her ikisini de ilk evlilikleri olması gibi durumlar şart koşuluyor. Bu özelliklere uyan çiftlere Vakıfbank’tan 48 aya kadar vadelerle iki veya 3 aylık vade seçenekleriyle %1.75 faizi ile evlilik için ihtiyaç kredisi alıyor.

 Vakıfbank İhtiyaç Kredisi Başvuru Yapabilmek İçin Gerekli Belgeler

 

Vakıfbank evlilik kredisine başvurabilmek için istenil belgeler şu şekildedir;

 

-Başvuru yapacak kişinin nüfus cüzdanı ya da sürücü belgesini aslı ile bir adet fotokopisi,

-Gelir durumunu gösteren belge verilmesi gereken belgelerdir. Ayrıca Vakıfbank da ek belgelerde istenebilir. Daha fazla ayrıntılı bilgi almak isteyenler bankanın internet sitesini ziyaret edebilirler.

Öğretmenlere Özel Kredi Kampanyası

Her yıl 24 Kasım öğretmenler günü olarak kutlandığından tüm yurtta 24 Kasım geldiğinde ilk akla gelen kişiler öğretmenlerdir. Özellikle öğrenciler öğretmenlerine hediye vermek için birbiriyle yarışmaktadır. Akbank öğretmenler gününe özel olarak hazırladığı kredi kampanyasıyla tüm öğretmenlere en güzel hediyelerden birini vermektedir. Her şeyin en iyisini hak eden öğretmenlere bu kampanyalı krediyi sadece 24 Kasım’da değil Kasım ayı boyunca vermektedir.

 

İhtiyaç Kredisi Hesaplama Aracı Kullanılıyor

 

24 Kasım öğretmenler günü için oluşturulan bu krediye tüm öğretmenler kasım ayı boyunca başvurabilmektedir. Başvurmadan önce öğretmenler çekecekleri kredi oranını ihtiyaç kredisi hesaplama aracını kullanarak hesaplamaktadır. Öğretmenlerin bu kredi ile tüm nakit ihtiyaçlarını gidermeyi planlayan Akbank kredi al kampanyalarından en iyisi ile öğretmenlere yardımcı olmaktadır. İhtiyaç kredisi hesaplama aracı ile yapılacak hesap sonrasında öğretmenler kendilerine örnek ödeme planı çıkarmaktadır. Bu plan doğrultusunda çekeceği miktara ve taksit seçeneklerine karar veren öğretmenler krediyi çekmeye hazır hale gelmektedir.

 

Kampanyanın Koşulları Nelerdir?

 

Akbank tarafından öğretmenler günü için düzenlenen kredi al kampanyası sadece öğretmen müşterilere yönelik düzenlenmiştir. Öğretmenler günü kampanyası 30 Kasım tarihine kadar geçerlidir, bu tarihten sonra öğretmenler kredi kampanyasından yararlanamamaktadır. Bu kampanyadan yararlanmak için kamuda çalışan öğretmen olma şartı da aranmaktadır.

 

Kampanyadan Yaralanmak İçin İstenen Belgeler

 

Akbank öğretmenler günü kampanyasından yararlanmak için istenen belgelerin başında nüfus cüzdanı ya da sürücü belgesi aslı ve fotokopisi istenmektedir. Gerekli görüldüğü hallerde adres teyidi açısından ikametgâh ya da fatura tarzında belgeler de istenmektedir. Akbank maaş müşterileri haricinde bulunan öğretmenler öğretmenler günü kredi al kampanyasından yararlanmak için gelir belgesi- maaş bordrosu getirmelidir. Akbank maaş müşterileri dışında kalan öğretmenler ise öğretmen olduklarını ispatlamak zorundadır, bu ispata yönelik belgeler de gerekli görülürse banka tarafından istenebilir.

 

Kredinin Yıllık Maliyet Oranı

 

Kredinin yıllık maliyet olanı çekilen kredi tutarına göre değişmektedir. 5.000 TL değerinde çekilen bir kredi için 36 ay boyunca ödenecek aylık tutar, 180,76 TL olmaktadır. Bu tutar 10.000 TL olduğunda ise yine 36 ay vade ile aylık ödenecek miktar 361 TL olmaktadır. Kredi tahsis ücreti her iki meblağ için de kesilmektedir. Yıllık toplam geri ödeme ise 5000 Lira için 6.532 Lira 10000 Lira için ise 13.064 Lira olarak hesaplanmaktadır. Bu kredi için hesaplanan 1,25 faiz oranı 1- 36 ay vade için geçerli olmaktadır. Kredi tahsis ücreti çekilen miktarın % 0.5’i kadardır. Ayrıca istekler için şubeler ile görüşmek gerekmektedir.

 

Batumda Tatil

Batum Karadeniz’in doğusunda yer alan Gürcistan’ın en nadide şehirlerinden bir tanesidir. Batum doğu Karadeniz’de yer almasına rağmen hiç de iklimi gereği Karadeniz’e benzememektedir. İklimi, doğası, gezilecek yerleri ve sıcakkanlı misafirperver insanları ile gezilip görülmesi gereken dünya harikası yerler arasında gelmektedir Batum.

 

1980’li yıllarda gözde tatil kentleri arasında iken 1991 de Sovyet Rusya’nın dağılması ile ciddi yaralar almış ve birçok özelliğini kaybetmiştir. Özellikle 2005 ve sonra komünizm etkisinden kurtulan Batum birçok değerlerini o günden bu güne tekrar kazanmayı başarmış durumdadır. Yükselen gökdelenler, eşsiz benzerlikteki meydanları, mimarisi, kültürü ve dini müesseseleri ile tekrar cazibe haline gelen Batum her yıl milyonlarca tatilciyi ağırlamaktadır.

 

 Batum’da gezilecek yerler nerelerdir?

 

Batum’da o kadar çok gezilip görülmesi gereken mekân vardır ki buraları gezmek için en az 3 gününüzü ayırmanız gerekmektedir. Batum’da mutlaka görülmesi gereken yerler şu şekilde sıralanabilir.

 

AVRUPA MEYDANI: Meydan adeta şehrin simgesi halindedir. Fıskiyeli havuzun olduğu meydanda altın koyun postu tutan modea heykeli herkesin ilgi odağı olmaktadır.

 

ASTRONOMİK SAAT: Modea heykeli ile aynı güzergâhta olan saat farklı özellikleri nedeni ile unesco tarafından korumaya alınmıştır. Her saat başı çan sesi çıkaran saat güneş ve ayın yörüngelerini göstermektedir.

 

  1. NİCHOLAS KLİSESİ: Osmanlı egemenliği zamanında burada yaşayan Rumlar tarafında Osmanlı padişahına hediye olarak sunulmuş olan klise, padişahın klise çanlarının hiç çalmaması kaydı ile kabul etmiştir. Osmanlı egemenliği boyunca hiç çanları çalmayan klise Osmanlı hâkimiyetini kaybettiği andan itibaren çanlarını çalmaya başlamıştır. Hiç bir özelliğini kaybetmeyen klise bu gün hala etkinliklere açıktır.

 

MİRACLE PARK: Batum ile denizin buluştuğu yerde yapılan ve çok kısa sürede bittiği için mucize park diye anılan yapıt içerisinde birçok alternatif gezilecek alan bulundurmaktadır. Tatilcilerin en uğrak noktalarından biridir.

 

ALİ VE NİNO HEYKELİ: Biri Müslüman diğer Katolik olan ve kavuşamayan iki aşığı temsilen yapılan heykel muazzam bir görünüme sahiptir. Batum’da tatilciler tarafından en çok fotoğraflanan yerler arasındadır. Batum’da bunların dışında görülmesi gereken daha birçok yapıt bulunmaktadır. Neptün çeşmesi, argo teleferiği, tiyatro meydanı, ters ev, botanik bahçe örnek olarak verilebilir.

 

 Batum’da konaklama nasıl olmaktadır?

 

Batum’a gelen tatilciler için konaklanabilecek birçok mekân bulunmaktadır. Modern otellerin bulunduğu Batum’da konaklama bedelleri de oldukça ekonomiktir. Otellerde bir günlük konaklama bedeli yeme ve içme dahil ortalama 100 Türk lirası civarında seyretmektedir. Otellerde tatilcileri eğlendirmek için her türlü organizasyonlarda yapılmaktadır.

Canon’un Yeni Lensi, 16-35mm f/2.8 L III’e Dair İlk İzlenimler

Hemen hemen tüm profesyonel fotoğrafçıların belki sadece ürün fotoğrafı çekimi yapanlar kariç ekipman çantasının olmazsa olmazı olan bir lens varsa, o da hızlı, ultra geniş açılı bir zoomdur. Bir Canon kullanıcısı olarak 2008 yılında bir Canon 16-35mm f/2.8 II edinip de çantam da taşımaya başladığım günden beri bu lensi iş için sürekli kullanmaya devam ettim. Aslında netlik açısından bakarsanız ekipmanımda yer alan en zayıf lenslerden olmuştur, ama bir 16mm ve f/2.8 lense ihtiyacım vardı ve başka bir seçeneğim de yoktu ve aslına bakarsanız yakın bir zamana kadar da daha iyi netliğe sahip başka bir lens de bulunmuyordu.

canonun-yeni-lensi-16-35mm-f2-8-l-iii

Piyasada Canon ’un çıkarmış olduğu daha uygun fiyatlı birkaç 16mm opsiyonu daha olduğunun farkındayım ve bunlardan daha sonra kısaca bahsedeceğim; ancak benim yaptığım işte kullanmak üzere bir f/2.8’e ihtiyacım var. Bu lensi iş için sürekli kullanıyorum ve çoğunlukla da iki özel durumda ihtiyaç duyuyorum. Mesela kaykaycıları fotoğraflarken en azından saniyede 1/1000 enstantane hızına ulaşmaya çalıştığım zamanda çok işe yarıyor. Her zaman en temiz görüntü kalitesine ulaşmaya çalıştığım için, sadece ISO seviyesini yükseltmek işe yaramıyor; bu sebeple de ISO’yu yükseltmek yerine ihtiyacım olan ışığı daha fazla içeri alabilmek için aralık bırakarak ihtiyacım olan yüksek enstantane hızına ulaşmaya çalışıyorum. Aynı zamanda organizasyonlarda da çekim yapıyorum, az ışıklı iç mekan partilerde de aynı şekilde en hızlı lensler tercih ediliyor.

 

Canon güncellenmiş III sürümü duyurduğu anda çıkar çıkmaz bu lensin üzerine atlayacağımı biliyordum. Lensin analizinin çıkmasını bile beklemedim (ki çoğunlukla yeni bir ekipman almadan önce bunu beklerim) çünkü kendi kendime düşündüm, dedim ki “en son ne zaman Canon bir önceki modelin kalitesini aşamayan yeni, modern bir sürüm piyasaya sürdü ki?” Belki daha önceden böyle bir şey olmuştur ama ben hatırlayamıyorum.  Böylece elimde olan II sürümünü sattım ve geçen hafta New York’a ailemi ziyarete gittiğimde yeni lensi B&H’ten satın aldım (şu an için Peru’da yaşıyorum da, burada yeni lenslerin satışa çıkması Amerika’da satışa çıkmasından sonra aylar sürüyor ve satışa çıktıklarında da olması gerekenden çok daha pahalıya, astronomik fiyatlara satışa çıkıyorlar, ama bu tamamen başka bir yazının konusu). Lensi satın alır almaz kamerama taktım ve hem New York’ta hem de New Jersey’de geçirdiğim on gün boyunca bu lensle önüme gelen her şeyi fotoğrafladım. Geçtiğimiz sekiz sene içerisinde bir önceki sürümü devamlı kullanan bir fotoğrafçı olarak sizinle yeni 16-35mm f/2.8 III üzerindeki görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

 

Lensin bu yeni sürümü bir önceki modele kıyasla kağıt üzerinde yeni hiç bir özellik sunmuyor. Odak mesafesinde hiç bir değişiklik yok: 15mm’ye kadar zoomu uzamıyor ya da 40mm’e kadar daralmıyor. Görüntü Sabitleme eklenmemiş ve maksimum enstantane hala f/2.8. Özellikler bazında, her açıdan bir önceki modelle tıpa tıp aynı özellikleri taşıyor. Farklı olan çözülme gücü. Yukarıda bahsettiği gibi, sürüm II kamera çantamdaki şu ana kadar en yumuşak lensti ama bu güne kadar bana başka hiç bir Canon zoomun veremediği odak mesafesini ve f-stopu sunmuştu. Bu yeni lens ise bana anında daha net geldi. Siz de bunu kameranızın arkasındaki LCD ekran üzerinde fark edeceksinizdir. Fotoğraflarınız yeniden boyutlandırıldığında ya da online platformda ya da sosyal medyada görüntülendiğinde ise bir fark göremeyeceksiniz. Ama ben anında bilgisayar ekranımda gördüm ve bu lensle çekmiş olduğum görüntülerin çıktısını aldığımda da farkı görmemek mümkün değildi.

Hatta Manhattan siluetinin siyah beyaz bir fotoğrafını çekmiştim ve New York’tan ayrılmadan önce bir arkadaşım için büyük boy baskısını bile yaptırdım ve ikimiz de sonuçtan çok memnun kaldık. Fotoğraflarım çoğunlukla iş için basılırlar o yüzden bu benim için baya önemli. Ayrıca, çalıştığım ekip, artık eski sayılan 16-35mm f / 2.8 II lensim ile çekilen baskıları ve fotoğraf çektiğim tüm diğer lenslerle arasındaki farkı gördü, özellikle de çerçevenin merkezinden uzaklaştığımızda bu fark çok açıktı. Ben hiç de piksel gözlemcisi değilim ya da çizelge fotoğraflamıyorum. Ancak, Adobe Camera Raw’da normalde yaptığım işlem sonrası görüntüleri izlerken, monitörümde dosyaların çok daha ayrıntılı olduğunu ve yine özellikle kenarlara doğru büyük fark olduğunu ettim.

Profesyonel fotoğrafçılar filtre kullanır mı?

amber-goetz

Geçenlerde bu konu hakkında okuduğum bir yazı olaya çekimser yaklaşıyordu. Ben de bu soruyu Fstoppers’da sormanın en iyisi olacağını düşündüm. Deneyim ve bilgilerime dayanarak söylemem gerekirse, fotoğrafçılıkta, özellikle bazı iş kollarında çalışılıp, belli bir görüntü hedefleniyorsa filtre kullanmak bir zorunluluk. Mesela benim şirketimde düğün fotoğrafçılığı yapan bir kaç arkadaş aynı zamanda da off road çekimleri yapıyorlar. Fazlasıyla hızlı off road araçlar ve motosikletler uçarcasına giderken tüm pisliği ve hatta yüzlerce çakıl taşını etrafa saçarak ilerlerler. Bu tarz çekimlerde ekipmanı olabildiğince korumak birinci kuraldır ve fotoğrafçılar lenslerini koruma amacıyla mutlaka filtre kullanırlar.

Bunun tartışılacak bir yanı yok aslında. Arkadaşım Brandon Bunch (http://www.ınstagram.com/theofficialbrandonbunch/) off road işlerde fotoğraf ve video çeker. Ona aynı soruyu sordum. Filtreleri hangi amaçla kullandığını sorduğum da bana ekipmanını toza ve herhangi bir olası çarpmaya karşı korumak için filtre kullandığından bahsetti. Brandon şu sıralar B+W XS-Pro ÜV Haze filtrelerini kullanıyor (https://www.bhphotovideo.com/c/buy/Shop-by-Brand-B+W/ci/4/N/4294255798/phd/4291599900?origSearch=b%2BW).

kamera-arkasinda-yaptiginiz-isten-keyif-alma

Kamera arkasında yaptığınız işten keyif alma

Tabi ki konuya bambaşka bir açıdan da bakabiliriz. Filtreler koruma amaçlı kullanım ya da spesifik bir görüntüyü yakalama konusundan çok daha öteye gidiyor. Mesela, bu video’da Anthony Thurston (https://anthonythurston.com/) durumu gayet iyi özetliyor. Bazı filtreleri kullanarak kamerasından almak istediği sonuçları en iyi şekilde alıyor ve aslında, daha da önemlisi kamera arkasında çekim yaparken geçirdiği zamandan keyif alıyor, dış mekanda vakit geçirmeyi aynı zamanı bilgisayar başında ihtiyacı olan görüntüyü dijital ortamda yaratmaya çalışmakla geçirmeye tercih ediyor. Anthony için asıl amaç korumadan ziyade hedeflenen görüntüye ulaşmak: http://www.digitaltrends.com/photography/landscape-lens-filters/ .

 

Filtrelesek mi filtrelemesek mi?

Filtre kullanılsın mı yoksa kullanılmasın mı tartışmasında iki görüşe de dair birçok şey okudum, duydum, deneyim kazandım ama diğer fotoğrafçıların fikirlerini, deneyimlerini duymak da iyi olurdu. Bir kaç sene önce yakın arkadaşım olmasının yanı sıra aslında harika da bir fotoğrafçı olan David Mecey’le ileri seviye ışıklandırma kursuna katılmıştım. Diğer eğitimcilerden biri, Guido Karp (http://www.guidokarp.çom/), filtrelerin çektiğim görüntüleri mahvettiğini, camın lensin kendisinden çok daha zayıf kaldığını söyleyerek, tüm filtreleri çıkarttırmış ve beni fena korkutmuştu. O anı ömrüm boyunca unutmayacağım. Bir daha asla geri takmamak üzere anında tüm filtreleri ortadan kaldırdım. Filtre kullanmak istemeyeceğin başka bir alanda muhtemelen tekstil çekimi yapmaktır. Eğer bir müşteriniz için bir tekstil ürününü mesela bir kumaşı fotoğraflıyorsanız, o zaman kumaşın dokusunu değiştirebilecek bir riski almak istemezsiniz, olduğu gibi fotoğrafa yansısın istersiniz.

Bu beni daha da çok meraklandırdı ve niye biri filtre kullanmaya bu kadar karşı olur ki diye düşündüm. Bunu David’e sordum ve işte aldığım cevap:

“Sanırım son yüz yıldır falan fotoğraf çekiyorum. Dolayısıyla bu konu hakkında saatlerce okudum, bir sürü deneyde bulundum hem film kullandığım hem de son yıllarda daha çok dijital çekimlerde bulundum. Eski film kullandığımız günlerde hepimizi UV/Haze dediğimiz filtreyi kamera camının önünde kullanırdık. Günümüzde size lensin üzerine filtre kullanmayı önereceğim tek alan spor fotoğrafçılığıdır. Eğer araba yarısı, bisiklet yarısı, ya da çakıl tası, kaya parçası, lastik parçaları, ağaç dalları ya da lense bir şekilde zarar verebilecek spor dalları ile ilgili bir çekim yapıyorsanız, o zaman lensinizi filtreyle korumalısınız. Aksı halde camın üzerinde filtreye ihtiyacınız yoktur.  Ayrıca eski lensler yeni dijital kameralarla “çalışabilir” belki ama öte yandan yeni teknolojiye sahip kameralar, çekmeye çalıştığınız obje söz konusuysa ister UV/Haze filtresi takılı olsun ister olmasın eski lenslerinizle kıyasla biraz fazla teknolojik kalabilir.“

sizin-fotografcilik-tarziniza-uyuyor-mu

filtrelesek-mi-filtrelemesek-mi

 

David benim mentorum sayılır o yüzden bana verdiği bu bilgiler gerçekten de beni aydınlattı ve günümü iyi kıldı. David’in profesyonel işlerini bu websitesinden takip edebilirsiniz http://www.davidmecey.çom/ . Peki, genelde stüdyoda, düğün ya da porte çekimi yapan fotoğrafçılar, sizin seçiminiz ne, siz filtre kullanıyor musunuz?

Sizin Fotoğrafçılık tarzınıza uyuyor mu?

Eğer polarize filtrelerin yaptığı çekimleri seviyor ve kullanıyorsanız bunu kesinlikle anlayabilirim. Görüntü, efekt ya da güvenlik amaçlı olabilir, siz filtreleri neden kullanıyorsunuz? Bildiklerinizi paylaşıp bizi aydınlatmanızı umuyorum.

Bir Fotoğraf Çekerken Kendinize Sormanız Gereken 10 Soru ikinci 5 soru

Işığın Esas Kaynağı Nedir

  1. Işığın Esas Kaynağı Nedir? Aklınızdan, her zaman öznenizin nasıl ışıklandırıldığı hakkında düşüncelere yer veriniz. Özneniz, ışıksız olduğu zaman detayları kaybedersiniz, resmin netliği yok olur ayrıca kameranız ISO’yu yükseltmek veya deklanşör hızını uzatma (bulanık veya net olmayan fotoğrafların oluşmasına neden olabilir) gibi telafi çalışmalarında bulunabilir. Işığın esas kaynağı nedir, nereden geliyor, yeterli ışık var mı, yapay ışık kaynaklarına ihtiyaç var mı (flaş vb.), düşük ışık veya bu gibi nedenlerden dolayı kameranızın sarsılmaması için tripod üzerinde sabitlenmesine gerek var mı gibi sorular kendinize sormalısınız.

Fotoğrafı Kadraja Doğru Şekilde Mi Alıyorum

  1. Fotoğrafı Kadraja Doğru Şekilde Mi Alıyorum? Güzel fotoğrafların, çerçeveye alınması bakımından birazcık düşük olmasına rağmen övülmesi ne kadar da güzel olurdu değil mi?

Eğimli ufuklar, birazcık eğik olan insanlar veya binalar, aklınızın bir köşesinde her zaman için kontrol etmeniz gereken bir durumdur.

Ayrıca ‘’Kameramı doğru şekilde tutuyor muyum?’’ sorusunu da dikkate almanız gerekmektedir. Birçok insan, bu durumu ciddiye almadığı için çekim hataları ve kamera hareketinden ötürü zarar görmektedir.

Bu Özneyi Çekebilmek İçin Başka Hangi Bakış Açılarını Kullanmalıyım

  1. Bu Özneyi Çekebilmek İçin Başka Hangi Bakış Açılarını Kullanmalıyım? 10 tane dijital kamera sahibini, bu öznenin karşısına koyduğunuz anda büyük bir çoğunluğu aynı yerden aynı pozu çekecektir. Herkesin yapabileceği standart çekimler yerine kendinize meydan okuyarak büyük bir çoğunluktan ayrılarak, etkileyici olabilecek çekimler yapınız. Bunu yapabilmek için de yaratıcılıktan, değişik açılardan ve bakış açılarından çekim yapmanız gerekmektedir.

Kamerayı Farklı Bir Açıdan Kullanmanız Yaptığınız Çekimi Nasıl Değiştirebilir

  1. Kamerayı Farklı Bir Açıdan Kullanmanız Yaptığınız Çekimi Nasıl Değiştirebilir? Maalesef birçok fotoğrafçı, kamerasını her zaman aynı açıdan kullanma alışkanlığını edinmiştir (yatay/manzara veya dikey/portre). Bir yöntemi veya diğerini seçmek mümkün iken formatınızı değiştirmenin, yaptığınız çekim üzerinde mükemmel bir ölçü yaratacağını da hatırlamak faydalı olacaktır. Etkili bir sonuç için kameranızı farklı bir açıdan kaldırmanın da etkili olacağını unutmayınız.

Bu Fotoğraf Üzerinde Gözleriniz Nasıl İlerleyecektir

  1. Bu Fotoğraf Üzerinde Gözleriniz Nasıl İlerleyecektir? Bu soru, odak noktası ile ilişkili olmasına rağmen; seyircilerinizin gözleri, siz fotoğraf çekerken ki gibi sabit kalmaz. Bunun sebebi ise fotoğrafı incelemeleridir. İnsanların geneli, çizgileri takip etmeye, biçim ve renk bakımından etkilenmeye hazırdır. Bütün bu görsel öğeleri göz önünde bulundurduğumuzda ise çekimlerimizi epeyce bir şekilde geliştirmemizi sağlayacak olan ipuçlarını toplamış oluruz. Yatay, dikey, çapraz çizgilerin çekimlerinizi nasıl etkilediğine dair daha çok şey okuyup öğrenmelisiniz.

Bütün soruları tabi ki hatırlamıyorsunuz ve bunları denemek için sadece birer çekim yapıp bırakacaksınız – fakat bir dahaki sefere, çekim yaparken kendinize bu sorulardan en az iki veya üç tanesini soracağınıza dair konsantre olunuz. Bunları yaptıkça daha otomatik bir hale geleceğini ve zaman içerisinde, bütün bu soruları doğal bir şekilde göz önüne alarak yaptığınızı farkına edeceksiniz.

Bir Fotoğraf Çekerken Kendinize Sormanız Gereken 10 Soru ilk 5 soru

Bir Fotoğraf Çekerken Kendinize Sormanız Gereken 10 Soru

Bir Fotoğraf Çekerken Kendinize Sormanız Gereken 10 Soru

Deklanşöre basmadan önce ve de fotoğraf çekimi yapmak için kameranızı hazırladığınız zaman aklınızdan neler geçmektedir? Herhangi bir fotoğrafçı gibiyseniz eğer pek bir şey düşünmüyorsunuz demektir. İstediğiniz tek şey anı yakalayıp devam etmenizdir.

Ancak kendinize çekim öncesi bazı soruları sorma alışkanlığı edinmek fotoğraflarınızın kalitesini bir üst seviyeye taşımanıza yardımcı olacaktır. Fotoğraflarınızı kadraja alırken kendinize sormayı alışkanlık ettiğiniz bazı sorular bulunmaktadır. Bunlar;

Yansıtmak İstediğim Hikâye Nedir

  1. Yansıtmak İstediğim Hikâye Nedir? Bu soru sizlere fotoğraf çekimi aşamasında; hazırlık yapmak, kadraja almak ve çekim yapmak için birden fazla herhangi bir tercih yapabilmeniz için yardım eli uzatmaktadır. Aslında sizin kendinize soracağınız sorular: ‘Bu çekimi neden yapıyorum?’’, ‘’Bu çekimin amacı ve bu çekimle beraber değiştirmek istediğim şey nedir?’’. ‘’Bu sadece anı yakalamak için yapılan bir çekim mi? , Anın verdiği hissiyatı mı yakalamak istiyorsun? , Yaptığınız çekim büyük bir seri çekimin parçası mı?  yoksa Sadece anı yakalamak adına yapılan bir çekim mi?’’ gibi sorular sormalısınız.

Bu Fotoğrafın Görsel Odak Noktası Nedir

  1. Bu Fotoğrafın Görsel Odak Noktası Nedir? Seyircilerin doğal olarak bu fotoğraftan etkilenecekleri kısım neresi olacaktır? Bir kere odak noktasını tanımladığın andan sonra kadrajda nereye yerleştireceğin hakkında düşünmeye başlayacaksınız. (Örnek olarak üçte bir kuralını düşünebilirsiniz.)

Odak noktasını geliştirebilmek için daha birçok çeşitli yol vardır – bildiğiniz üzere bazılarını burada keşfediyoruz.

Çatışan Odak Noktaları Nelerdir
 

    1. Çatışan Odak Noktaları Nelerdir? Bir kere seyircilerin gözünde ne yansıtmak istediğinize karar verdiğiniz an, istediğinizin kadraja alınmış olduğunu görürsünüz- gözlerinizi fotoğraf üzerinde gezdiriniz ve fotoğrafta zıtlaşan odak noktalarının, fotoğrafa herhangi bir şey ekleyip, çekip götürdüğüne dair bir incelemede bulununuz. İkincil odak noktaları, fotoğrafa derinlik kazandırmasına rağmen dikkat dağıtıcı bir özelliğe de sahiptir, kısacası yerinizi değiştirmeniz, odak noktanızı değiştirmeniz veya alan derinliği uyumu sağlamanız veya onu yaptığınız çekimden çıkartmanız gerekebilir. Ayrıca her zaman aklınızın bir ucunda bulundurmanız gereken şey; eğer iki odak noktanız varsa, her zaman için iki çekim yapmalısınız. Her odak noktası için bir çekime eş değer gelecek şekilde bir dağılım gerçekleştirebilirsiniz.

Ön Planda veya Arka Planda Ne Bulunmaktadır

  •      4.    Ön Planda veya Arka Planda Ne Bulunmaktadır?

Fotoğraflarınızın arka planı, dijital fotoğraflarınızda bulunan en önemli dikkat dağınıklığına sebep olan yerlerden biridir. Görselin arka planında ne olduğunu görebilmek için gözlerinizi mekân üzerinde gezdiriniz(aynısını ön plan için de uygulayınız.). Odak noktasının arka planında ne görmek istediğinize karar veriniz – bulanık mı, güzel mi?

Yeterince Yakın mıyım

  1. Yeterince Yakın mıyım? Dijital fotoğrafçılıkta, yaygın olan yapılan diğer hata ise yaptığınız çekimlerdeki öznenin kadrajda çok küçük kalmasıdır. Özneyle beraber kadrajı dolduran çekimler, hem özneniz hakkında daha çok detaya yer vermenizi hem de daha dinamik bir görünüm kazanmanızı sağlar. Bu etkiyi yaratabilmek için bazı seçenekleriniz vardır. Bunlar; kendinizi daha yakına getirirsiniz, öznenizi daha yakına getirirsiniz veya yakınlık etkisini yaratabilmek için daha uzun odak uzunluğunu kullanırsınız.